Göç Dergisi: Duyurular https://dergi.tplondon.com/goc <p><a href="http://dergi.tplondon.com/index.php/goc/login"><img src="https://dergi.tplondon.com/public/site/images/sirkeci/gd_cover_smll.png" alt="Göç Dergisi" width="130" height="200" align="left" /></a> <strong>Göç Dergisi (GD) </strong>göç araştırmaları alanında uluslararası, hakemli süreli bir yayındır. <strong>Göç Dergisi</strong> insan göçü, göçmenler ve göçmenlik ile ilgili bilimsel çalışmaları ve tartışmaları yayınlamayı amaç edinmiş hakemli ve uluslararası bir alan dergisidir. <strong>Göç Dergisi</strong> sığınmacılar, mülteciler, düzensiz göçmenler, beyin göçü, işçi göçü, geri dönüşler gibi konular yanında göç etmeyenler ile ilgili araştırmaları ve göçle ilgili kuramsal çalışmaları yayınlamayı amaçlamaktadır. <strong>Göç Dergisi</strong>'ne gönderilen makaleler çifte-kör hakem değerlendirmesine tabi tutulur ve yayınevinin <a href="https://www.tplondon.com/authors/publishingethics/" target="_blank" rel="noopener">yayıncılık ahlakı ilkelerine</a> uygun olarak karara bağlanır. <span style="font-weight: bolder;">Göç Dergisi </span>çeşitli <a style="background-color: #ffffff; color: #009de5;" href="https://dergi.tplondon.com/goc/indeksler">alan indekslerinde</a> taranmaktadır. </p> <p>ISSN 2054-7110 | e-ISSN 2054-7129</p> <p>Göç Dergisi <a href="https://www.facebook.com/gocdergisi/"><strong>facebook.com/gocdergisi</strong></a> | <strong><a href="https://twitter.com/gocdergisi">twitter.com/gocdergisi</a></strong></p> <p><strong><a title="En Çok Okunan Göç Dergisi Makaleleri" href="https://dergi.tplondon.com/goc/top10">En Çok Okunan Göç Dergisi Makaleleri</a></strong></p> tr-TR Göç Dergisi Video Özet Uygulaması https://dergi.tplondon.com/goc/announcement/view/4 <p><strong>Göç Dergisi Video Özet Hazırlama Klavuzu</strong></p> <p><strong>Video özet nedir?</strong></p> <p>Video özet, makalenizin ve makalenize konu olan araştırmanızın temel noktalarını sözlü olarak anlattığınız ve izleyicide makaleyi okuma konusunda merak uyandıran bir görsel anlatım aracıdır.</p> <p><strong>Video özet süresi ne kadardır?</strong></p> <p>Video özetlerin temel noktaları içeren, konsantre bir yapıda olması; en fazla 5 dakika sürmesi beklenmektedir.</p> <p><strong>Video özetini kim hazırlamalı?</strong></p> <p>Birden fazla yazar tarafından sunulan çalışmalarda baş yazar ya da yazar grubunun uygun gördüğü yazar tarafından hazırlanabilir.</p> <p><strong>Video özeti nasıl hazırlayabilirim?</strong></p> <p>Format ve çekim tekniği olarak görüntünüzü ve ses netliğinizi sağlayan her türlü ekipmanı kullanabilirsiniz.</p> <p>Aşağıdaki standartlara dikkat etmek koşuluyla yüksek çözünürlüklü telefon kamerası, bilgisayar kamerası, harici kamera&nbsp; ya da kurumunuzun kayıt imkanı tanıyan uzaktan eğitim imkanlarından yararlanarak hazırlayabilirsiniz.</p> <p><em><u><strong>Teknik unsurlar</strong>:</u></em></p> <p>- &nbsp;Videonuzun süresi en az&nbsp; 2 en fazla 5 dakika olmalıdır.</p> <p>- Görüntü ve ses anlaşılır olmalıdır. Telefon kamerası vb. araçlarla yapılan çekimlerde kamerayı yan tutunuz. Arka plan gürültüsü olmamasına dikkat ediniz. &nbsp;Kameranın doğrudan anlatıcı olarak sizi göstermesine dikkat ediniz.</p> <p>- Arka plan ve görsellerde kurumsal veya ticari hiçbir logo ve ibare yer almamalıdır.</p> <p><strong><em><u>İçerik unsurları: </u></em></strong></p> <p>Video özetinizin içeriği, çalışmanızın yapısına göre sizler tarafından tasarlanmakla birlikte aşağıdaki hususları içermesine lütfen dikkat ediniz:</p> <p>-Makale başlığınızı tam olarak paylaşınız.</p> <p>-Bu araştırmayı yapmaya neden karar verdiniz?</p> <p>-Temel yanıt aradığınız sorular nelerdi?</p> <p>-Hangi bulgu ve sonuçlara eriştiniz?</p> <p>-Çalışmanızı farklı kılan yönleri ya da mevcut literatüre katkıları neler?</p> <p><strong>Göç Dergisi ekibine videomu nasıl iletebilirim?</strong></p> <p>Videonuzu tamamladıktan sonra dosya büyüklüğü nedeniyle e-posta aracılığıyla doğrudan ekleyerek göndermeniz mümkün olmayacaktır.</p> <p>Bu nedenle dosyayı Google Drive, Wetransfer ya da benzeri dosya paylaşım uygulamalarını kullanarak <a href="mailto:gocdergisi@gmail.com">gocdergisi@gmail.com</a> e-posta adresine “<a title="Göç Dergisi Video Özet Onam Formu" href="https://drive.google.com/file/d/14vj9KFg0nD54oF-Z78R4QOcsT-E1Nf7U/view?usp=sharing" target="_blank" rel="noopener"><strong>Göç Dergisi Video Özet Onam Formu</strong></a>”nu doldurup ekleyerek son gönderim tarihinden önce iletmenizi rica ederiz. &nbsp;</p> <p>Videonuz Göç Dergisi ekibi tarafından montajlanıp gerekli kontrollerden sonra <a title="Göç Dergisi YouTube" href="https://www.youtube.com/channel/UCzF0HgHXJm9zZkKDBs0aB5Q" target="_blank" rel="noopener">derginin youtube kanalında</a> yayınlanacaktır.</p> Göç Dergisi 2020-06-11 Makale Çağrısı: Göç ve Sinema Özel Sayı Makale Çağrısı - Editörler: Vildan Mahmutoğlu ve Ayla Torun https://dergi.tplondon.com/goc/announcement/view/3 <h1>Göç ve Sinema Özel Sayısı Makale Çağrısı</h1> <p>Göç sinemanın her zaman ilgilendiği konulardan olmuştur. Dünyanın içinden geçtiği tüm toplumsal meselelerde olduğu gibi, yaşanan göçler de sinemaya yansımıştır. Bu çerçevede Göç Dergisi olarak, "Göç ve Sinema" başlığı altında bir özel sayı hazırlıyoruz.</p> <p><strong>Editörler:&nbsp;</strong>Vildan <strong>Mahmutoğlu</strong> (Galatasaray Üniversitesi) ve Ayla <strong>Torun</strong> (Nişantası Üniversitesi)</p> <p>Son gönderi tarihi:&nbsp;<strong>1 Kasım 2020</strong>.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Gönderi adresi:&nbsp;<a href="https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions">https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions</a></p> <p>Göç sinemanın her zaman ilgilendiği konulardan olmuştur. Dünyanın içinden geçtiği tüm toplumsal meselelerde olduğu gibi, yaşanan göçler de sinemaya yansımıştır.&nbsp; Ele alınan konular açısından sinemada sadece toplumsal değişimler değil, bireysel hikâyeler de konu edilmiştir. İç göç, ulusötesi göçmenlik, mültecilik, işçi göçü, mübadele, vatan hasreti, gurbet, geri dönüşler gibi konular kurmaca ve belgesel sinemada geniş yer bulmuştur.</p> <p>Bu çerçevede <strong>Göç Dergisi</strong> olarak, "<strong>Göç ve Sinema</strong>" başlığı altında bir özel sayı hazırlıyoruz.</p> <p>Yeni kıtaların keşfiyle birlikte göç etmeye başlayan toplumların hikâyeleri sinemaya konu olmaya başlamıştır. Sanayi Devrimi sonrasındaki iç göçlerin hareketleriyle gelen kentleşme ya da savaşlar, politik veya etnik çatışmalar, iş-geçim kaynağı, yeni yaşam arayışları, iklim değişiklikleri/kuraklık, kıtlık gibi doğa kaynaklı yoksunluklar, eğitim, beyin göçü gibi süreçlerin sonunda gelen dış göç gibi başlıklarla sinemaya konu olmaktadır.</p> <p>Günümüzde özellikle gündemden düşmeyen mülteci sorunlarıyla birlikte göçmenlik, kurmaca ve belgesel sinemanın da odağında yer almaktadır. Bu yönüyle tarih ve politikanın kurmaca sinemanın beslendiği önemli bir alan olması gibi, mülteciler ve göçmenlik -kurgunun yanı sıra- belgesel sinemanın da esin kaynağı konumundadır.</p> <p>Göçmen sineması, ulusaşırı sinema, aksanlı sinema, çok dilli (polyglot) sinema, diaspora sineması gibi adlandırmalarla ortaya çıkan bu alan, ortak yapımlarla daha da görünürlük kazandı. Farklı tarihsel, toplumsal, siyasal nedenlerle yurtlarını terk etmiş olan sinemacıların ürettiği bağımsız ulusaşırı filmler, ortak olarak yöneldikleri temaların yanı sıra ortak biçimsel özellikleri, benzer üretim ve tüketim koşulları nedeniyle bir tür oluşturmaktadır. Ülkelerin içe dönmesinin tartışıldığı, yeniden duvarların örüldüğü bu dönemde, göç meselesini sinemayla ilişkili olarak sosyoloji, antropoloji, toplumsal hareketler, psikoloji, ekonomi, hukuk, eğitim, politika, sağlık, kültürel çalışmalar, kültürlerarası iletişim, uluslararası ilişkiler, dilbilimi, sanat, felsefe, mimarlık ve kentleşme gibi disiplinlerle birlikte ele alan çalışmaları Göç ve Sinema özel sayısında derlemeyi amaçlıyoruz. Paylaşacağınız ilgili makalelerinizin özgün ve yeni tartışmalarla sinemaya katkı sağlaması dileğiyle, sizleri (2021 yılı Nisan ayında yayınlanacak olan) bu özel sayıya katkı vermeye davet ediyoruz.</p> <p><strong>Göç ve Sinema Özel Sayısı</strong>'nda göç, göçmenlik, mültecilik konuları ekseninde, bunlarla sınırlı olmamak üzere aşağıdaki başlıklar altında makaleler kabul edilecektir:</p> <ul> <li class="show">Göçmen Sineması</li> <li class="show">Mülteciler ve Göç</li> <li class="show">Bağımsız Ulusaşırı Sinema ve Ortak Yapımlar</li> <li class="show">Aksanlı Sinema</li> <li class="show">Göç, Sinema ve Tarih</li> <li class="show">Göç ve Politik Sinema</li> <li class="show">Göç, Kadınlar ve Çocuklar</li> <li class="show">Sinema ve İnsan Hakları</li> <li class="show">Zaman, Mekân, Sınır ve Hatıra</li> <li class="show">Etnisite, Kimlik, Temsil ve Sinema</li> <li class="show">Bellek ve Kolektif Hafıza ve sinema</li> <li class="show">Ulusaşırı Sinema ve Auteur Yönetmenler</li> <li class="show">Yönetmen-Ülke Tartışmaları, Uluslaşırı Yönetmenler</li> <li class="show">Sinemada Fiziksel Gerçeklik ve Kurgusal Gerçeklik</li> <li class="show">Belgesel sinemaya yansıyanlar</li> <li class="show">Kısa filmler (belgesel ve kurmaca)</li> <li class="show">Sinema ve izleyici alımlama çalışmaları</li> <li class="show">Sinemada yeni medya teknolojileri ve yeni izleyici deneyimleri</li> </ul> <p>Editörler: Vildan <strong>Mahmutoğlu</strong> ve Ayla <strong>Torun</strong></p> <p>Son gönderi tarihi:&nbsp;<strong>1 Kasım 2020</strong>.</p> <p>Gönderi adresi:&nbsp;<a href="https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions">https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions</a></p> <p><a href="https://www.GocDergisi.com">www.GocDergisi.com</a></p> <p><img src="https://dergi.tplondon.com/public/site/images/sirkeci/insta01.jpg" alt="" width="350" height="327"></p> Göç Dergisi 2020-05-12 Makale Çağrısı: Göç, Sağlık, Pandemi Özel Sayı Makale Çağrısı - Editörler: H. Yaprak Civelek ve Nihan Bozok https://dergi.tplondon.com/goc/announcement/view/2 <p>KOVİD-19 pandemisi hepimizin hayatını etkiledi ve küresel, ulusal ve yerel bağlamda çeşitli dönüşümlere kapı araladı. Göç, göçmenler, mülteciler ve ilgili sosyoekonomik, kültürel, siyasi, hukuki ve teknoloji alanlarındaki deneyimler, tanıklıklar, değişimler bu özel sayının kapsamına giriyor. <em><strong>Göç, Sağlık, Pandemi </strong></em>özel sayısında sosyoloji, antropoloji, psikoloji, ekonomi, eğitim, politika, iletişim, uluslararası ilişkiler gibi disiplinler içerisinden yapılandırılmış çalışmaları toplamayı amaçlıyoruz.</p> <hr> <p><strong>Editörler: </strong>H. Yaprak <strong>Civelek</strong> (Anadolu Üniversitesi) ve Nihan <strong>Bozok </strong>(Beykent Üniversitesi)</p> <p>Son gönderi tarihi: <strong>15 Temmuz 2020</strong>.&nbsp;&nbsp;Gönderi adresi:&nbsp;<a href="https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions">https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions</a></p> <hr> <p><img src="https://dergi.tplondon.com/public/site/images/sirkeci/engin-akyurt.jpg" alt="engin-akyurt-kXzunH7mRHo-unsplash" width="50%" align="left"></p> <p>Göç ve sağlık arasındaki ilişki, ilk olarak, politik, iktisadi, sosyal, mesleki, eğitsel varlığı ile göçmenin, hukuksal ve toplumsal pozisyonu gereği <em>liminal<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[</a></em><em><a style="color: #113241;" href="#_ftn1" name="_ftnref1">1</a></em><em><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">]</a> </em>bir imgelem ve bir karşı-sorumluluk öznesi olarak görülmesi açısından en hassas ilişkidir. Chambers’ın ifadesi ile <em>“yoğunlaşmış, yerinden edilmiş ve taraflı bir biçimde başka yerlerden ve başka dünyalardan bahsetmeye çalışan ve harmanlamaları ve iç içelikleri ile eski bilgi anlayışlarımızı bozan ve dağıtan akımları bağlantılandırmak (Chambers, 2005: 91)</em> suretiyle bu kurumsal-işlevsel kapsama alanları içinde birer insan hakları meselesi olmaktadırlar. Kimi ülke yönetimleri ve halk için göçmenler, milli ve kültürel varlık alanları için birer yük ve yapısal çözülümün nesneleridir. Bu nedenle, bilhassa göç ve sağlık alanında, tıbbi hizmetlere erişim, sosyal hizmetlerin dağıtımı, yapısal kırılganlık <em>(structural vulnerability)</em> şartları üzerinden düşünülebilirse, eşitlik ve hak tanıma ile beslenmiş ve yeterince tıbbileştirilmiş bir tanınma neoliberal politikaların ve insanları değersizleştiren söylemlerin acımasızlığı karşısında, göçmenleri bir politik alternatifler üretim sürecine &nbsp;ve bu bağlamda da kabul ve güvenlik alanlarına taşıyabilir (Quesada ve Bourgois, 2011). Elbette böyle bir düşünce ile, göçmen hem kendi hayatta kalma stratejilerini kuracak hem de dışsal yasal olmayan stratejilerin çatışma ve suç ortamlarından korunacaktır. Aynı zamanda göç ve Kovid-19 yayılması arasındaki ilişki (<a href="https://doi.org/10.33182/ml.v17i2.935">Sirkeci ve Yücesahin, 2020</a>) ve pandeminin kaynağı üzerinden geliştirilen ırkçı ve göçmen karşıtı söylemler yakın dönemde göçmenlerin karşılaşabileceği sıkıntıları işaret ediyor.</p> <p>Yüzümüzü bugüne dönersek, küresel ve yerel bağlamlarda hep birlikte tanık olduğumuz Kovid-19 pandemisi her şeyden önce tarihsel bir tecrübedir. İnsan ticaret, savaşlar, fetihler, şehirleşme ve göçlerle örülü tarihinde çiçekten vebaya, sıtmadan koleraya değin dalga dalga yayılan ve yıkıcı etkiler gösteren pek çok bulaşıcı hastalıkla mücadele etmeye çalışmıştır (Porter, 2016). Çok şiddetli olup dünya üzerindeki bir veya birkaç uluslararası sınırı geçmiş olan salgınlar bir tarafa bırakılırsa, günümüze en yakın zamanlı pandemi,1918’de Birinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği dönemlerde baş gösteren İspanyol gribidir (Crawford, 2019: 200). Dolayısıyla, neredeyse son yüz yılı kapsayan zaman dilimine ilişkin hafızamızda kıyıcı etkileri olan bir pandemi bulunmamaktadır. Bu tarihsel seyirde ortaya çıkan yeni pandemi deneyimi, tıp ve halk sağlığı alanlarının bulaşıcı hastalıklarla ilgili tecrübesini, hastalıklara müdahalesini ve hastalığı yenmedeki başarılarını değerlendirme gereğini de beraberinde getirmektedir. Zira bulaşıcı hastalıklar ve epidemiyolojik geçişin değişen örüntüleri vardır ve pek çok kontrol altına alınmış hastalık tekrar ortaya çıkabilmektedir. Evrilmiş bir mikrobik yapı, küresel halk sağlığını tekrar bir mücadele içine sokabilmektedir (Samal, 2014). Dolayısıyla, tıp arşivine girmiş her türlü tedavi yöntemlerine ve halk sağlığı bağlamındaki formüllere hakimiyet, uygun tarama yöntemleri, izleme ve kontrol altına alma çalışmalarının sürdürülebilirliği, Kovid-19 pandemisi ile acı bir şekilde tekrar önemi anlaşılan meseleler olmuştur.</p> <p>Bugün, halk sağlığı formüllerinin ana çatısı bir sosyal izolasyon hali olarak gündeme gelmekte ve uygulanmaktadır. Bu hal, bireylerin sosyal etkileşimden ve birbirleriyle ilişkiden kopmaları ve geçici olarak yalnızlaştırılmaları zorunluluğuna dayalıdır. Zorunluluk ya da dayatma olması meselesi önemlidir, çünkü psikolojik anlamda bir bireyin kendi seçiminden ziyade (de Jong Gierueld ve diğerleri, 2006:486) daha çok bir kurumsal beklentiden, hatta belirli zamanlarda <em>sokağa çıkmanın sınırlandırması</em> yoluyla sosyal izolasyona geçişten bahsedilmektedir. Sosyolojik ve politik bağlamı kuvvetlendirilmiş bu zorunlu rol beklentisi, başlangıçta, koronavirüse karşı <em>hassas olabilecek, taşıyıcılık</em> potansiyeli güçlü ve dolayısıyla <em>korunması gereken</em> bedenlere yönelmiştir. Demografik olarak hem bağımlı nüfusun bir bölümü olan hem de <em>yaşlı </em>tanımına uyan <em>65 yaş ve üstü nüfus</em>, ekonomik olarak aktif olma olasılığı düşük olan 20 yaş altı nüfus, mahkûmlar, evsizler ve savaş nedeniyle çeşitli bölgelerde zor şartlar altında (konteyner, çadır gibi) toplu olarak <em>ağırlanan</em> göçmen nüfus üyeleri gibi gruplar <em>kırılgan bedenlere</em> örnektir. Göçmenler özellikle maruz kaldıkları iç savaşların, zorlu göç yolculuklarının ve güvencesiz ağır çalışma koşullarının getirdiği yaralar nedeniyle zayıf düşmüş bedenleri ile bulaşıcı hastalıklar karşısında daha savunmasız durumdadırlar. Göçmenlerin, temel sağlık hizmetlerine erişmeleri, kronik hastalıkları ya da diğer rahatsızlıkları nedeniyle ilaç almaları, aşı olmaları, uygun tedaviye erişmeleri de oldukça zor ve zahmetlidir (Tarlan, 2020).</p> <p>Bütün bu gelişmeleri geniş bir çerçevede tekrar düşünürsek, pek çok disiplinlerarası yazın ve tahayyülde, son dönemdeki toplumsal değişmelerin çoğunlukla post-endüstriyel toplum, bilgi toplumu, enformasyon toplumu, risk toplumu gibi kavramlar ile birlikte tartışılmakta olduğunu görürüz. Bu tartışmalar, kaçınılmaz olarak küreselleşmeye ve onun getirdiği ekolojik, sosyal, iktisadi, politik, teknolojik ve tıbbi sonuçlara atıflarla şekillenmektedir. Görülen o ki son dönemde etkilerini yaşamakta olduğumuz pandemi, dünya insanlarının hayatları, alışkanlıkları ve toplumsal yaşantıları hakkında yapılan tüm bu çalışmalara bir kırılma/değişim/başlangıç/sonuç olarak dahil olacaktır. Bireyin sağlığının topluluğun sağlığına, topluluğun sağlığının da bireyin sağlığına doğrudan bağlandığının yeniden hatırlandığı bu pandemi sürecinde, özellikle zorunlu göçmenlerin önleme, tanı, teşhiş, tedavi, aşılama süreçlerine dahil edilmeleri hayatidir. Bu bakımdan, göç ve sağlık deneyimlerinin küresel ve yerel bağlamlarda tartışılması ve göçmenlere yönelik tıbbi fikir ve tedbirlere karşılık gelen çalışmaların yapılması çok değerlidir.</p> <p>Bu nedenle<em> “Göç, sağlık, pandemi” </em>özel sayısı ile sosyoloji, antropoloji, psikoloji, ekonomi, eğitim, politika, iletişim, uluslararası ilişkiler gibi disiplinler içerisinden yapılandırılmış -tercihen ampirik- çalışmaları bir sayıda toplamayı amaçladık.</p> <p>Kolaylıklar dileriz.</p> <p>Yaprak Civelek ve Nihan Bozok</p> <hr> <p>Son gönderi tarihi: <strong>22 Haziran 2020</strong>.</p> <p>Gönderi adresi:&nbsp;<a href="https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions">https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions</a></p> <hr> <p><strong>Referanslar:</strong></p> <p>Crawford, H. D. (2019). <em>Ölümcül Yakınlıklar: Mikroplar Tarihimizi Nasıl Şekillendirdi? </em>G. Koca (Çev.). İstanbul: Metis Yayınları.</p> <p>de Jong Gierueld, J., Tilburg&nbsp; T., Dvkstra Pearl A., (2006). Loneliness and Social Isolation, İçinde, D. Perlman ve A. Vangelisti (Der.) The Cambridge handbook of personal relationships, Cambridge: Cambridge University Press, ss. 485-500.</p> <p>Porter, R. (2016). <em>Kan Revan İçinde: Tıbbın Kısa Tarihi.</em> G. Koca (Çev.). İstanbul: Metis Yayınları.</p> <p>Quesada, J., H. K. ve Bourgois P. (2011)&nbsp;Structural Vulnerability and Health: Latino Migrant Laborers in the United States.&nbsp;<em>Medical Anthropology,</em><em>&nbsp;30 (4):</em>&nbsp;339-362.&nbsp;DOI:&nbsp;<a href="https://doi.org/10.1080/01459740.2011.576725">10.1080/01459740.2011.576725</a></p> <p>Samal, J. (2014). A Historical Exploration of Pandemics of Some Selected Diseases in the World. International Journal of Health Sciences &amp; Research, 4 (2): 165-169 (www.ijhsr.org).</p> <p>Sirkeci, I., &amp; Yucesahin, M. M. (2020). <a href="https://doi.org/10.33182/ml.v17i2.935">Coronavirus and Migration: Analysis of Human Mobility and the Spread of Covid-19.&nbsp;<em>Migration Letters</em>,&nbsp;<em>17</em>(2), 379-398. https://doi.org/10.33182/ml.v17i2.935</a></p> <p>Tarlan, K. V. (2020). Toplumsal eşitsizlik, mülteciler ve pandemi. <em>Birikim Dergisi 372/Nisan.</em> E-Yayın: <a href="https://www.birikimdergisi.com/dergiler/birikim/1/sayi-372-nisan-2020/10037/toplumsal-esitsizlik-multeciler-ve-pandemi/11721">https://www.birikimdergisi.com/dergiler/birikim/1/sayi-372-nisan-2020/10037/toplumsal-esitsizlik-multeciler-ve-pandemi/11721</a>.</p> <hr> <p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><em>[1]</em></a><em> Liminal, arada kalmışlığa, ne orada-ne buradalığa işaret etmektedir. Antropolog Victor Tuner’ın temel kavramlarından biridir. Bknz: Turner. V. (2009). The Ritual Process. Structure and Anti-Structure. &nbsp;NY ve London: Aldine Transaction Pub</em>.</p> Göç Dergisi 2020-04-30 Makale Çağrısı: Göç ve Kent Özel Sayı Makale Çağrısı - Editörler: Selma Akay Ertürk ve Erhan Kurtarır https://dergi.tplondon.com/goc/announcement/view/1 <p>Günümüzde dünya nüfusunun yarıdan fazlası kentlerde yaşamaktadır. Kentler; çok sayıda farklı fonksiyonu barındıran, çok çeşitli ekonomik faaliyetlerin sürdürüldüğü, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu, kentte yaşayan insanların; ürün, bilgi ve sanat ürettiği, aynı zamanda da bunları tükettiği yerleşmelerdir. Birleşmiş Milletlere (BM) göre 2018 yılında dünya nüfusunun %55'i olan 4,2 milyar insan kentlerde yaşamını sürdürmekteydi. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 70 milyon insan, çok sayıda itici faktöre sahip olan kaynak coğrafyadan çok sayıda çekici faktöre sahip olan kentlere göç etmektedir. Kırdan kente göçün yanı sıra daha küçük kentlerden büyük kentlere yönelen göçler de söz konusudur. Fakat büyük oranda hedef yerleşim yine bir kenttir ve yaşanan süreç de gittikçe büyüyen bir kentleşme süreci olmaktadır. Yine BM tarafından yapılan tahminlere göre 2050 yılında dünyadaki kentsel nüfusun 6,5 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Dünyadaki kentsel nüfusun da toplam nüfusun %70’ine ulaşması beklenmektedir.</p> <p><img src="https://dergi.tplondon.com/public/site/images/sirkeci/christian-battaglia.jpg" alt="Photo by Christian Battaglia on Unsplash.com" width="400" align="left"></p> <p>Dünya genelinde 1990 yılında 10 milyon veya daha fazla nüfusa sahip 10 mega kent varken, 2014 yılında mega kentlerin sayısı 28'e yükseldi ve bu rakam 2018 yılında 33'e kadar ulaştı. Yakın gelecekte, mega kentlerin %90'ının, kentleşmenin çok yoğun olarak yaşandığı, gelişmekte olan ülkelerde yer alacağı düşünülmektedir. Ayrıca nüfus artışının bir yansıması olarak, önümüzdeki yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde kentlerin kapladıkları yapılaşmış alanlarının da genişleyeceği öngörülmektedir. Gittikçe kentlileşen bu nüfus hareketi ve hedef kentlerde yaşanan nüfus artışı sonucunda yaşam alanlarındaki standartlar da düşmekte ve yaklaşık 828 milyon insan gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerdeki kentlerin gecekondu mahallelerinde yaşamak zorunda kalmaktadır.</p> <p>Dünya genelinde ekonominin merkezi olmaları, sağlık, eğitim ve kültür imkanlarının daha iyi olması sebebiyle kentler, hem iç göçün hem de uluslararası göçün, yani kısacası insan hareketliliğinin, de odak merkezleridir. Göç olgusu, ister bir ülke içindeki yerleşmeler arasında iç göç, isterse de iki farklı ülke arasında dış göç şeklinde gerçekleşsin, mutlaka kentlerde çok çeşitli ve karmaşık sosyal, ekonomik, kültürel ve mekânsal değişimlerin ve dönüşümlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dünya genelinde çok farklı disiplin alanlarındaki uzmanlar kentlerde ortaya çıkan değişim ve dönüşüm süreçlerini anlamaya ve etkilerinin yönetilebilmesi için yöntem üretmeye çalışmaktadır. Bu çaba, merkezi yönetimler, yerel yönetimler, uluslararası ve yerel sivil toplum kuruluşları, araştırmacılar ve sivil toplum gönüllüleri tarafından paylaşılmakta ve kentlerde meydana gelen değişimler bu çok aktörlü yapı tarafından yaşanan sürecin dinamikleri keşfedilmeye çalışılırken, göç sonrası ortaya çıkan süreçlere dair yöntem geliştirmeye çalışmaktadırlar. Göç süreçleri ve göçmenler hedef coğrafyalarda ve kentlerde bir taraftan çok önemli gelişmeler sağlayabildikleri gibi bir taraftan da çok önemli sorunların içine de düşebilmektedirler. Göçmenler göç ettikleri ülkelerde çok farklı sektörlerde çalışarak, iş üreterek ve yaratıcılıklarını ortaya koyarak yerel ekonominin gelişmesine çok önemli katkılarda bulunmuşlardır. Başta gelişmiş ülkelerde olmak üzere, gelişmekte olan ülkelerde de göçmenler hem sağlık sektörüne hem de tarım sektörüne işgücü sağlamaları dolayısıyla kilit rollere sahip olmuş kişilerdir.</p> <p>Kentler zorunlu göçmenler ve ekonomik göçmenlerin de çok büyük bir kısmını çekmektedir. BMMYK’ne göre 2018 yılının sonuna doğru, dünya genelinde çatışmalar, savaşlar ve afetler gibi sebeplerden dolayı, doğduğu yerden başka bir yere zorunlu olarak göç etmek durumunda kalmış insanların sayısı 70,8 milyon kişiye ulaşmıştır. Bu kişilerin 25,9 milyonunu mülteciler, 41,3 milyonunu ülkesi içerisinde yer değiştirmek zorunda kalmış insanlar ve 3,5 milyonunu da sığınmacılar oluşturmaktadır. Dünya genelindeki mülteciler ile sığınmacıların %85’i gelişmekte olan ülkelerdeki ve geri kalmış ülkelerde, çoğunlukla da kentlerde kent mültecileri olarak yaşamaktadırlar. Zorunlu olarak göç etmek durumunda kalan bu insanların dışında, günümüzün küresel dünyasında çok sayıda göçmen de gelirini arttırmak için kendi ülkesinden ayrılarak, çalışmak üzere başka bir ülkeye büyük çoğunlukla da o ülkenin kentlerine göç etmektedir. Bu ekonomik göçmenler, kentlerde çok çeşitli sektörlerde bazen kayıtlı bazen de kayıtsız olarak çalışarak, elde ettikleri gelirin önemli bir kısmını da ülkesine göndererek ulus-aşırı ağlar üretmektedirler. Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de kentler, insan hareketliliğinin merkezleri olurken küresel ilişki ve ağların da merkezinde yer almaktadır. Halen içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemisi süreci bir kez daha gösterdiği gibi küreselleşmiş kentler birer hedef göçmen kentleri olarak uluslararası trafiğin de odak noktaları haline gelmişlerdir ve dünyanın her yeriyle etkileşim içinde olduklarından salgından da çok hızlı etkilenen ilk yerleşimler olmuşlardır.</p> <p>Yaşadığımız dönemde teknolojinin ve ekonominin de gelişmesiyle insan hareketliliği gittikçe artmış, göçlerin yaşanma biçimi, araçları değişmiş ve süreç daha karmaşık hale gelmiştir. Tüm dünyada yaşanan bu büyük hareketlilik, yerel yönetimlerin üzerine de kentlerine yeni gelen göçmenlerin, mültecilerin, sığınmacıların ve ülkesi içinde yerinden edilmiş insanların, bu yeni coğrafyada yerleşme problemlerinin çözülmesi, yaşanan göç süreçlerinin yönetilmesi, sosyal uyumun ve toplumsal kabulün teşvik edilmesi gibi önemli ve zor görevler yüklemiştir. Göçmenlerin yeni coğrafyada siyasi özne olmaları, sosyal hakları konusunda söz sahibi olmaları, yerel yönetime ve yerel kalkınmaya doğrudan katılımlarının sağlanması ise başarılması gereken ve talep edilen diğer önemli hususlardır. &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p> <p>Geleneksel olarak, insan hareketliliğiyle yani göçle ilgili planlar ve politikalar ulusal ve uluslararası ölçekler için üretilmektedir. Bununla birlikte, özellikle kentler için göç ve göç yönetimi söz konusu olduğunda yerel politikalar çok daha hayati hale gelmektedir. Dar anlamda göç politikaları - yani ülkeye kimin girebileceği veya ülkeyi terk edebileceği politikaları - genellikle ulusal düzeyde tasarlanırken, göç yönetişiminde ve göçün etkilerinin yönetilmesinde yerelde atılan adımlar, uygulanan plan ve politikalar önem kazanmaktadır. Fakat göç yönetiminin etkin yerel politikası ve başarılı yerel uygulamaları, ülkeye göre değişmekle birlikte, tüm dünyada en zayıf kalınan alanlardır. Ülke politikası açısından öncelikle ve ısrarla önemli bir güvenlik sorunsalı olarak ele alındığı sürece göç olgusunun yerelleşmesi meselesi belki de ülkeler ve kentler için bu alandaki en büyük zorluktur. Yaşanan bu zorluktan ötürü göçmen kentleri üzerine daha çok araştırmak ve düşünce üretmek tüm ilgili kesimlerin önemli bir çabası olarak karşımıza çıkmaktadır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p> <p>“Göç” ve “Kent” gibi birbirinin sebebi ve sonucu olarak görülebilecek iki önemli olgunun bir arada değerlendirilmesi Göç Dergisinin yeni özel sayısının teması için de ilham kaynağı olmuştur. Göçmen Kentler, Göçün Yerelleşmesi, Yerel Yönetimler ve Göç İlişkisi, Kentsel Mülteciler gibi göç ve kent ile ilgili konular ilginizi çekiyorsa, yayınlanmasını önereceğiniz çalışmalarınız varsa, göç ve kent ile ilgili araştırma bulgularınızı paylaşmak istiyorsanız sizi <strong>Göç Dergisi</strong>’nin Ocak 2021’de yayınlanacak olan “Göç ve Kent Özel Sayısı”na davet ediyoruz.&nbsp;</p> <p>Saygılarımızla&nbsp;</p> <p>Göç ve Kent Özel Sayı Editörleri</p> <p><strong>Selma Akay Ertürk</strong> (İstanbul Üniversitesi ve University College London) ve <strong>Erhan Kurtarır</strong> (Yıldız Teknik Üniversitesi)</p> <p><strong>Gönderi Son Tarihi: 14 Ağustos 2020&nbsp;</strong></p> <p><a href="https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions">https://dergi.tplondon.com/goc/about/submissions</a></p> <p><strong>Göç Dergisi Göç ve Kent Özel Sayısı Alt Başlıkları</strong></p> <p>-Göçün kentlere olan sosyal, ekonomik, kültürel ve mekânsal etkileri</p> <p>- Mekansal Planlama ve Göç Yönetimi</p> <p>- Kentsel Planlar ve Kentsel Mülteciler</p> <p>- Kentlerde Covid-19 pandemisi başta olmak üzere salgın hastalıkların göçmenlere ve kent mültecilerine olan etkileri</p> <p>- Kentlerde göçle ilgili planlama ve yerel politika</p> <p>- Göç, kentler ve yerel yönetimler</p> <p>- Kentsel alanda göçmenlerin uyumu ve toplumsal kabulü</p> <p>- Kentlerde göçmenlerin dahil olduğu emek piyasası</p> <p>- Sosyal inovasyon modeli ve kapsayıcı kent inşası</p> <p>- Göç ve konut politikaları</p> <p>- Kentlerde göçmen girişimleri</p> <p>- Göç, kentler ve toplumsal cinsiyet</p> <p>- Kültürel Miras, göçmenler ve mülteciler</p> <p>- Göç, kent ve kültürleşme</p> <p>- Kentsel ayrışma, gettolar ve uydu kentler</p> <p>- Kentlerin Görülmeyen Yeni Grupları</p> <p>- Göç, kentler ve ulaşım ağları</p> <p>- Kentlerde göçmenler ve mültecilere yönelen yabancı düşmanlığı</p> <p>- Kentlerde (gelişmiş ekonomilerde) göçmenlerin teknolojiye ve inovasyona katkıları</p> <p>- Kentlerde uluslararası ve yerel STK’ların varlığı ve bunların etki alanları</p> <p>- Kent göçmenleri ve iletişim (çokdillilik)</p> <p>- Kent göçmenleri ve afet yönetimi (kriz yönetimi) (salgın hastalıklar, depremler, doğal afetler)</p> <p>- Göç ve küresel kentler-Göç, kentler ve diaspora- Kentsel Hizmetlere Göçmenlerin Erişimi</p> <p>- Kentlerde göçmenlerin ve mültecilerin eğitimi</p> <p>- Kentlerde göçmenlerin ve mültecilerin sağlık hizmetlerine ulaşması</p> <p>- Yerel Dayanışma Ağları ve Göç</p> <p>- Göç Yönetiminde Birlikte Yaşam Alanları ve Yönetimi</p> <p>- Kentsel Adaptasyon, Sosyal İnovasyon ve Göç</p> <p>- Birlikte Yaşam Modelleri, Kentsel Yaşayan Laboratuvarlar ve Yerel Yenilikçi Sosyal Uyum Çalışmaları&nbsp;</p> <hr> <p><strong>Göç Dergisi </strong>insan göçü, göçmenler ve göçmenlik ile ilgili bilimsel çalışmaları ve tartışmaları yayınlamayı amaç edinmiş hakemli ve uluslararası bir alan dergisidir.</p> <p>Yayın İlkeleri ve Endeksleme ve Dergi Hakkındaki diğer bilgiler için bakınız: <a href="https://dergi.tplondon.com/goc/about">https://dergi.tplondon.com/goc/about</a></p> Göç Dergisi 2020-04-29