https://dergi.tplondon.com/goc/issue/feed Göç Dergisi 2020-08-01T06:02:57+00:00 GD Admin alert-gocdergisi@tplondon.com Open Journal Systems <p><a href="http://dergi.tplondon.com/index.php/goc/login"><img src="https://dergi.tplondon.com/public/site/images/sirkeci/gd_cover_smll.png" alt="Göç Dergisi" width="130" height="200" align="left" /></a> <strong>Göç Dergisi (GD) </strong>göç araştırmaları alanında uluslararası, hakemli süreli bir yayındır. <strong>Göç Dergisi</strong> insan göçü, göçmenler ve göçmenlik ile ilgili bilimsel çalışmaları ve tartışmaları yayınlamayı amaç edinmiş hakemli ve uluslararası bir alan dergisidir. <strong>Göç Dergisi</strong> sığınmacılar, mülteciler, düzensiz göçmenler, beyin göçü, işçi göçü, geri dönüşler gibi konular yanında göç etmeyenler ile ilgili araştırmaları ve göçle ilgili kuramsal çalışmaları yayınlamayı amaçlamaktadır. <strong>Göç Dergisi</strong>'ne gönderilen makaleler çifte-kör hakem değerlendirmesine tabi tutulur ve yayınevinin <a href="https://www.tplondon.com/authors/publishingethics/" target="_blank" rel="noopener">yayıncılık ahlakı ilkelerine</a> uygun olarak karara bağlanır. <span style="font-weight: bolder;">Göç Dergisi </span>çeşitli <a style="background-color: #ffffff; color: #009de5;" href="https://dergi.tplondon.com/goc/indeksler">alan indekslerinde</a> taranmaktadır. </p> <p>ISSN 2054-7110 | e-ISSN 2054-7129</p> <p>Göç Dergisi <a href="https://www.facebook.com/gocdergisi/"><strong>facebook.com/gocdergisi</strong></a> | <strong><a href="https://twitter.com/gocdergisi">twitter.com/gocdergisi</a></strong></p> <p><strong><a title="En Çok Okunan Göç Dergisi Makaleleri" href="https://dergi.tplondon.com/goc/top10">En Çok Okunan Göç Dergisi Makaleleri</a></strong></p> https://dergi.tplondon.com/goc/article/view/721 SURİYELİ GÖÇMENLERE KARŞI KABULLENİCİ VE REDDEDİCİ KÜLTÜRLEŞME STRATEJİLERİNİN BELİRLEYİCİLERİ: HATAY ÖRNEĞİ 2020-08-01T06:02:57+00:00 esen yangin kiremit yangin.esen@gmail.com SERAP AKFIRAT aaserap@gmail.com <p>Birden fazla grubun teması sonucunda gerçekleşen kültürel ve psikolojik değişimleri ifade eden kültürleşme, hem ev sahibi hem de göçmen grupları ilgilendiren bir süreçtir (Berry, 2005). Ev sahibi topluluğun belirli bir göçmen grup için benimsediği ve göçmenler tarafından belirli bir ev sahibi grup içinde benimsenen kültürleşme stratejileriyse kültürleşmenin anahtar kavramlarındandır (Bourhis, 1997). Bu stratejiler, ev sahibi topluluklar açısından göçmen grupla uyumlu şekilde birlikte yaşamaya yönelik ilişkileri kabullenici ya da reddedici yönde seyredebilmektedir. Bu çalışmada Hatay’da yaşayan Arap ve Alevi kimliğe mensup yerli topluluğun, Suriyeli göçmenlerle ilgili kültürleşme yönelimleri, tehdit algısı ve kendi gruplarıyla özdeşleşme değişkenleri çerçevesinde incelenmektedir. Bu amaçla 252 katılımcıyla bir anket çalışması yürütülmüştür. Hatay’da yaşayan yerli halkın etnik, dini/mezhepsel ve ulusal kimliklerle özdeşleşmesinin bağımsız; kabullenici ve reddedici kültürleşme stratejilerini benimsemenin bağımlı ve algılanan tehdidin aracı değişken olarak ele alındığı altı farklı model analiz edilmiştir. Bulgular, iç gruplarla özdeşleşmenin kültürleşme yönelimlerini hem doğrudan hem de tehdit algısı aracılığıyla yordadığını göstermektedir.</p> Telif Hakkı (c) https://dergi.tplondon.com/goc/article/view/719 Uluslararası Göç ve Ulusal Güvenlik Bağlamında Türkiye’nin Sınır Dışı Politikalarının Göçmenler Üzerindeki Etkisi 2020-07-29T12:45:26+00:00 Meltem Yıldırım meltemyildirim@duzce.edu.tr <p>Uluslararası göç ve ulusal güvenlik konularının kesişim noktası hiç şüphesiz sınırlar meselesidir. Göçü hem bir tehdit hem de bir işgücü kaynağı olarak gören uluslar, sınır politikalarını bu doğrultularda belirlemiş ve çoğunlukla bu politikalar sonucunda göçmenlerin insan olmaktan doğan haklarını göz ardı etmişlerdir. Bu makalede Türkiye’nin sınır ve sınır dışı politikalarını teorik bir çerçevede incelemek ve yaşadığı yeri bir şekilde terk etmek zorunda kalmış, gerekli izinlere erişememiş göçmenlerin, yasal mevzuatta yer alan sınır dışı etme uygulamasıyla yaşadıkları problemleri tartışmaya açmak amaçlanmıştır. Bu bağlamda makale sınır dışı uygulamasının yasal mevzuattaki yerini dikkate alarak, sınır politikalarının göçmenler üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Ortaya çıkan sonuçlara göre Türkiye’nin sınır politikası ulusal güvenlik kapsamında belirlenmiş ve sınır dışı uygulamasında sınır dışı edilecek kişiler ve insan hakları çerçevesinde sınır dışı edilmesi uygun görünmeyen kişiler Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda belirtilmiştir. Ancak yasal mevzuatta göçmenlerin yaşam şartlarını olumsuz yönde etkileyen birtakım eksiklikler söz konusudur.</p> Telif Hakkı (c) https://dergi.tplondon.com/goc/article/view/718 KAPSAYICI PLANLAMADA KENTSEL MÜLTECİLERİN KENTE UYUM SÜREÇLERİNDE KONUTUN ETKİSİ: HATAY ÖRNEĞİ 2020-07-27T13:38:18+00:00 ZEHRA GÜNGORDÜ zehragungordu@gmail.com BUKET AYŞEGÜL ÖZBAKIR buket98@yahoo.com <p>Kapsayıcı planlama; geniş tanımı ile kentlerde çok katmanlı sosyal, ekonomik ve mekânsal boyutların bir arada ve kente değen tüm gruplar ve bireyleri kapsayacak biçimde ele alınmasını ifade eder. Böyle bir yaklaşım; çağımızın en önemli sorunu olan kutuplaşmayı aşabilmek için bize fırsat sunar. Bu doğrultuda küresel bir dünyada bugün salgın süreci ile birlikte çözümleri hızlı kılabilmek için ulus devlet yeniden önem kazanmış olsa da, küresellik sorunlara köktenci çözümleri sunabilmek için eski önemini yitirmemiştir. Bugünün küresel dünyası, hızlı tüketim, zincir mağazalar, sermaye tekelinde bulunsa da, artık değişim şarttır. Çünkü hızla doğal kaynakların tükendiği, pek çok açıdan farklı boyutta sorunun ne yazık ki doğduğu bu belirsizlikler çağında bizi biz yapan değerlere sıkıca tutunmalı, tüm boyutları kapsayacak bir modeli düşünmeliyiz. Planlama en temelde gelecek için karar verme sürecidir ve bazı temel veriler ışığında sağlıklı ve optimal karar verme süreçlerini içerir. Bu belirsiz gelecekte, hızlı değişimi kapsayamayan ve güncelliğini yitiren ve/veya kentsel problemin salt bir yönünden ele alan veri kümeleri ile sağlıklı bir plan kararının üretilemeyeceği ve hatta sürdürülebilir kılınamayacağı açıktır. Öte yandan, hızla toplum sağlığının kötüye gittiği bir dünya düzeninde, bilmediğimiz tek şey dünyanın sonunun ne zaman olduğudur. Bu belirsizlikler çağında nitelikli ve niceliksel olarak elverişli bir konutta yaşam herkes için temel bir insanlık hakkıdır. Bu çalışmanın odağında ise kapsayıcı planlama anlayışının temel prensiplerinden olan ve son yıllardaki gelişmelere paralele olarak plan süreçlerinde temsil edilemeyen gruplardan biri olan kentsel mültecilerin konut deneyimleri üzerinden kente uyum süreçleri ele alınmaktadır. Çalışma “Kentsel Mültecilerin Adaptasyon ve Uyum Süreçlerine Yeni Bir Bakış Açısı: Kapsayıcı Kent İnşası Amaçlı Sosyal İnovasyon Deneyi” başlıklı, 117K826 Kodlu ve TÜBİTAK 1003- Öncelikli Alanlar AR-GE Projeleri Destekleme Programı kapsamında devam etmekte olan araştırma projesinden faydalanmakta olup, verilerin önemli bir kısmı bu projeden edinilmiştir.</p> Telif Hakkı (c) https://dergi.tplondon.com/goc/article/view/717 TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI İÇ GÖÇLERİN KENTLEŞMEYE ETKİLERİ: İSTANBUL ÖRNEĞİ 2020-07-24T11:07:46+00:00 Fatma Özdemir zdmrftm34@gmail.com Özlem Sertkaya Doğan srtkydgn@istanbul.edu.tr <p>Bölgelerarası sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması ve Avrupa Birliği (AB) ile karşılaştırılabilir veriler üretilmesi amacıyla AB bölgesel sınıflandırması olan NUTS kriterlerine göre bölgeler tanımlanmıştır.Avrupa Birliği Komisyonu’nun İBBS bölgeleri için eşik nüfus büyüklükleri İBBS düzey 1 için 3.000.000-7.000.000, &nbsp;İBBS düzey 2için &nbsp;800.000-3.000.000 ve&nbsp; İBSS düzey 3 için 150.000-800.000 arası nüfus miktarları olarak belirlenmiştir. Çalışma sahamızın odak noktasını oluşturan İstanbul ise her üç düzeyde de müstakil olarak ele alınan tek birimdir. Hem iç göç hem de hızlı kentleşmenin birlikte şekillendirdiği İstanbul’un nüfus değişimine baktığımızda ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılında, 800.000 iken, 1945 yılında 1000.000, 1970 yılında 3000.000, 1990 yılında 7000.000 ve 2000 yılında 10 milyon 2014 yılında 14 milyon ve 2019 yılına geldiğimizde ise,15 milyon’u aşmış olduğunu görmekteyiz.Kentleşme ve göç denilince akla ilk gelen metropol kent İstanbul için, yapılması gereken çok çalışma ve söylenmesi gereken çok söz olmasına rağmen çalışmamızda kentin maruz kaldığı iç göç olgusu diğer bölgelerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir</p> Telif Hakkı (c) https://dergi.tplondon.com/goc/article/view/716 Türk Sinemasında Suriyeli Mülteciler: “Kardeşim İçin Dera Filmi” Üzerinden Suriyeli Mültecilerin Mağduriyet Temsili 2020-07-16T07:25:20+00:00 muhammed toy nehreyn@gmail.com <p>2011 yılından itibaren ülkemizde ortalama 3.5 milyon Suriyeli mülteci bulunmaktadır. Ülkemizde bu kadar çok sayıda Suriyeli mülteci bulunmasına karşın, Türk sinemasında 2011 yılında itibaren Türkiye’ye sığınan mülteciler ile ilgili toplamda 8 film yapılmıştır. Bu araştırma ile Suriyelilerin Türk sinemasında nasıl temsil edildiği, nasıl bir metin ile Türk Sinemasında yer aldığı incelenecektir. Bu 8 filmden örneklem olarak seçtiğimiz film ise Kardeşim İçin Dera filmdir. Kardeşim için Dera filmi, Şubat 2011’de Suriye’de yaşanan iç savaşın başlangıcını konu edinerek, Suriye halkının nasıl bir direniş gerçekleştirdiği ve Suriye iç savaşına giderken, Suriye halkının yaşadığı mücadele tarihi olaylara ve gerçeklere dayanarak Ali Türkani karakteri üzerinden anlatılmaktadır. Bu çalışmada da Kardeşim İçin Dera filmi yapısal metin çözümleme yöntemiyle incelenecektir. Suriyelilerin, film içerisinde nasıl temsil edildiği mağduriyet sorunsalı üzerinden incelenecektir. Suriyeli mülteciler, Türk sinemasında nasıl ele alınmaktadır ve nasıl yer almaktadır sorunsalını işleyen çalışmada Suriyeli Mültecilerin birer mağdur olarak temsil edildiği göstergebilimsel olarak tespit edilmiştir.</p> <p>&nbsp;</p> Telif Hakkı (c)