Kuzey Makedonya Ve Avrupa Birliği: Üyelik Sürecinde Göç Olgusunun Etkileri
DOI:
https://doi.org/10.33182/gd.v13i1.907Anahtar Kelimeler:
Uluslararası Göç, Batı Balkanlar, Kuzey Makedonya, Avrupa Birliği, KoşullulukÖzet
2010 sonrası Avrupa, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük kitlesel göç dalgalarından birini yaşamış, 2014-2021 yılları arasında 9 milyondan fazla göçmen ve sığınmacı kıtaya giriş yapmıştır. 2015 yılında Suriye iç savaşı ve Libya'daki çatışmalar nedeniyle göç yolları değişmiş, Batı Balkan Rotası göçmenler için kritik bir geçiş noktası haline gelmiştir. Bu süreçte, Kuzey Makedonya, Yunanistan üzerinden gelen göçmenler için önemli bir transit ülke konumuna gelmiş ve Avrupa'ya ulaşmak isteyen mülteciler için stratejik bir güzergâh oluşturmuştur. Avrupa Birliği (AB), 2016 yılında Türkiye ile imzaladığı göç mutabakatı ve sınır güvenliği politikalarıyla düzensiz göçü kontrol altına almaya çalışmıştır. Ancak, sınır kapamaları ve güvenlik önlemleri, göç akışlarını durdurmaktan ziyade daha tehlikeli yolların kullanılmasına neden olmuştur. Özellikle, Balkan Rotası'nda Macaristan ve Hırvatistan'ın sıkı sınır kontrolleri nedeniyle göçmenler Bosna-Hersek gibi alternatif güzergâhları tercih etmeye başlamıştır. Kuzey Makedonya, göç politikalarını AB’ye uyumlu hale getirmek amacıyla 2015 yılında düzensiz göçü yönetmek için sınır kontrollerini artırmış ve transit göç yönetimi kapsamında ulusal politikalar geliştirmiştir. Ülke, göç akımlarını denetlemek amacıyla 2015 yılında transit göç merkezleri kurmuş ve iltica süreçlerini hızlandırmıştır. Ancak, 2022 yılında AB’nin dış sınırlarında 330.000 düzensiz geçişin tespit edilmesi, sorunun devam ettiğini göstermektedir. AB, Kuzey Makedonya ile iş birliğini artırarak sınır güvenliğini güçlendirmeye yönelik önlemler almıştır. 2023 yılında FRONTEX ile yapılan anlaşma kapsamında Yunanistan sınırında düzensiz göçle mücadele için ortak operasyonlar başlatılmıştır. Bununla birlikte, 2024 yılında Kuzey Makedonya-Sırbistan sınırında göçmenlerin insan hakları ihlallerine maruz kalması, AB’nin göç yönetimi politikalarının yetersizliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Kuzey Makedonya, Avrupa Birliği ile müzakere sürecinde göç politikaları açısından önemli bir role sahiptir. Ülke, göç yönetimini iyileştirme çabalarına rağmen AB üyelik sürecinde çeşitli engellerle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle sınır güvenliği ve insan hakları ihlalleri konularında daha fazla reform yapılması gerekmektedir. Göç yönetimi ve AB ile iş birliği alanındaki gelişmeler, Kuzey Makedonya’nın üyelik sürecinin geleceğini şekillendirecektir.

